Ceza Muhakemesinde Şartlar, Süreler ve Eski Hale Getirme Kavramı

Muhakeme şartları, bir davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için mahkeme tarafından re’sen veya itiraz üzerine incelenmesi gereken ön koşullardır. Ceza muhakemesi ve hukuk muhakemesi açısından farklılık arz eden bu şartlar, davanın usulüne uygun bir şekilde yürütülmesini ve hukuki güvenliğin sağlanmasını amaçlamaktadır.
Ceza muhakemesinde muhakeme şartları, kovuşturmanın başlayabilmesi için bulunması gereken hukuki koşullardır. Şayet bu şartlar gerçekleşmezse mahkeme, davanın esasına girmez ve düşme ya da reddetme kararı verir.
Şikayet
Soruşturulması ve kovuşturulması şarta bağlı olan suçlarda şikayet hakkı olan kişiler 6 ay içerişimde şikayet haklarını kullanmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
Şikâyete bağlı suçlarda şikâyet eden, mahkeme tarafından karar verilinceye kadar şikâyetinden vazgeçebilir. Vazgeçme soruşturma aşamasında yapılırsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir yani dava açılmaz. Kovuşturma aşamasında yapılırsa ceza davasının düşmesine karar verilir.
Şikayette savcı dava açmak zorunda değildir.
Uzlaştırma
Uzlaştırma, mağdur veya suçtan zarar gören kişi ile şüpheli veya sanığın anlaşmak suretiyle kamu davasının açılmasını önleyen ya da açılmış olan kamu davasını düşüren kurumdur.
2023 yılında Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmeden önce uzlaştırma sonrasında tazminat davası açılamamaktaydı. İptal işlemiyle uzlaştırma sırasında bilinmeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlara karşı tazminat davası açılabilecektir.
Uzlaştırma Yoluna Gidilebilen Suçlar
Uzlaştırma yoluna gidilebilen suçlar aşağıda sayılmıştır:
- Kasten yaralama (ihmali davranışlarla işlenen)
- Basit kasten yaralama,
- Bankacılık, ticari, müşteri sırlarının açıklanması,
- Çocuk kaçırma, alıkoyma,
- Tehdit,
- Taksirli adam yaralama,
- Konut dokunulmazlığının ihlali,
- Basit hırsızlık,
- İş hürriyetinin ve çalışmanın ihmali,
- Güveni kötüye kullanma,
- Dolandırıcılık,
- Suç eşyasının satın alınması ya da kabulü,İcra-iflas suçu,
- Kişi huzur ve sükununu bozma,
- Hakaret,
- İbadethanelere ve mezarlıklara zarar verme,
- Kişi hatırasına hakaret,
- Bedelsiz senet kullanma,
- Hileli iflas,
- Taksirli iflas,
- Özel hayatın gizliliğini ihlal etme,
- Mala zarar verme,
- Kullanma hırsızlığı,
- Karşılıksız yararlanma,
- Bilgi vermeme,
- Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi, kayda alınması,
- Açığa atılan imzayı kötüye kullanma,
- Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerin ihlali,
- Hakkı olmayan yere tecavüz.
Uzlaşmaya tabi suçlar şikayet şartı olan suçlardır. Bazı istisnalar hariç şikayete tabi suçlarda uzlaşma hükümleri uygulanabilir. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar şikayete tabi olsa da uzlaşma hükümleri uygulanmaz.
Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlarda soruşturma ve kovuşturma şikayete bağlı olsa bile uzlaşma hükümleri uygulanmamaktadır.
Soruşturma Evresinde Uzlaştırma
Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde, dosya Uzlaştırma Bürosu’na gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören reşit değilse, teklif kanunî temsilcilerine yapılır. Açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da uzlaşma teklifi sunulabilir. Uzlaşma teklifini alan kişi, 3 gün içinde yanıt vermezse teklifi reddetmiş sayılır. Uzlaşma teklifinde bulunan kişilere, uzlaşmanın mahiyeti ve hukuki sonuçları açıklanır.
Resmî kayıtlardaki adreste bulunamama, yurt dışında olma veya başka bir sebeple taraflara ulaşılamaması hâlinde, uzlaştırma süreci işletilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır. Birden fazla mağdur veya suçtan zarar gören varsa, uzlaşma sağlanabilmesi için hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir. Uzlaşma süreci, delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel teşkil etmez. Hakimin reddi ile ilgili hükümler, uzlaştırmacılar için de geçerlidir.
Uzlaştırmacı, soruşturma dosyasındaki belgelerin birer örneğini aldıktan sonra en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini tamamlamak zorundadır. Bu süre, her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatılabilir. Uzlaştırma müzakereleri gizli yürütülür ve taraflar, vekilleri veya kanunî temsilcileri müzakerelere katılabilir. Taraflardan birinin veya temsilcisinin katılmaması hâlinde uzlaşma gerçekleşmemiş sayılır. Uzlaştırmacı, sürecin işleyişi hakkında Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir ve savcının talimatlarını alabilir.
Uzlaşma sağlanırsa, tarafların imzaladığı bir rapor düzenlenir ve Uzlaştırma Bürosu’na sunulur. Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu tespit ederse, raporu onaylayarak soruşturma dosyasına ekler. Uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde, taraflar soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.
Şüpheli edimini derhâl yerine getirirse, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi hâlinde, Cumhuriyet savcısı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verir. Bu süreçte zamanaşımı işlemez. Uzlaşmanın gerekleri yerine getirilmezse, erteleme süresi içinde yeni bir suç işlenmesi şartı aranmaksızın kamu davası açılır.
Uzlaştırma sürecinde yapılan açıklamalar, herhangi bir soruşturma veya kovuşturmada delil olarak kullanılamaz. İlk uzlaşma teklifinin yapıldığı tarihten, sürecin tamamlandığı tarihe kadar dava zamanaşımı işlemez. Uzlaştırmacıya Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir ve uzlaştırma giderleri yargılama giderlerinden sayılır. Uzlaşma sağlanırsa, bu giderler Devlet Hazinesi tarafından karşılanır.
Her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde Uzlaştırma Bürosu kurulur ve yeterli sayıda Cumhuriyet savcısı ile personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunları arasından Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen listelerden seçilir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları, Uzlaştırma Bürosu’nda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.
Mahkeme Tarafından Uzlaştırma
Kamu davası açıldıktan sonra kovuşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olduğu anlaşılırsa, mahkeme dosyayı uzlaştırma işlemlerinin soruşturma aşamasındaki esas ve usullere uygun şekilde yürütülmesi için Uzlaştırma Bürosu’na gönderir. Uzlaşma sağlanması hâlinde, sanık edimini derhâl yerine getirirse mahkeme tarafından davanın düşmesine karar verilir. Ancak edimin ileri bir tarihe bırakılması, taksitlendirilmesi veya süreklilik arz etmesi durumunda mahkeme durma kararı verir ve bu süre boyunca zamanaşımı işlemez.
Uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde mahkeme, yargılamaya kaldığı yerden devam eder ve sanık hakkında hüküm tesis edilir.
Birden Çok Fail Bulunması Halinde Uzlaşma
Birden fazla failin bulunduğu durumlarda, aralarında iştirak ilişkisi olup olmadığına bakılmaksızın yalnızca uzlaşmayı kabul eden fail uzlaşmadan yararlanır. Diğer sanıklar açısından ise yargılama süreci devam eder.
Talep (İstem)
Bazı suçların kovuşturulması resmi makamların talebine bağlı tutulmuştur. Örneğin en az 1 yıl hapis cezasını gerektiren suçu Türkiye’nin zararına yabancı ülkede işleyen ve Türkiye’de bulunan yabancı kişi hakkında yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır. (TCK m. 12/1).
Talep şikayetten farklı olarak süreye bağlı değildir. Talep, şikayet kurumunda olduğu gibi geri alınamaz. Şikayette savcı dava açmak zorunda değildir ama talepte ise savcı dava açmak zorundadır.
Müracaat (Başvuru)
Bazı suçlarda devletin savcılığa dava açılmasını zorunlu kılmayacak şekilde yaptığı şikayettir. Örneğin yabancı devletin bayrağına karşı hakaret suçunda soruşturma ve kovuşturma yapılması ilgili devletin şikayetine bağlıdır. (TCK m. 341)
İzin
Bazı suçların soruşturulması ve kovuşturulması izne bağlıdır. Örneğin memurların görevleriyle ilgili işledikleri suçlardan dolayı yargılanmaları izne bağlıdır. Verilen izin geri alınamaz ancak izin vermeme geri alınabilir.
Cumhurbaşkanına hakaret (TCK m. 299), yabancı devlet aleyhine asker toplama (TCK m. 309), Türk milletini, Türk Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama (TCK m. 301), temel milli yararlara karşı faaliyette bulunmak için yarar sağlama (TCK m. 305/3) suçlarının takibi Adalet Bakanının iznine bağlıdır.
Sanığın Akıl Hastası Olmaması
Suçu işledikten sonra tam akıl hastası olanlar hakkında soruşturma yapılabilir ve dava açılabilir ancak kovuşturma yapılamaz. Bu hallerde mahkeme durma kararı verir.
Sanığın Gaip Olmaması
Bulunduğu yer bilinmeyen veya yurt dışında bulunup da yetkili mahkeme önüne getirilemeyen veya getirilmesi uygun bulunmayan sanık, gaip sayılır. Gaipler hakkında soruşturma yapılabilir ve dava açılabilir ancak duruşma yapılamaz. Bu hallerde mahkeme, delillerin elde edilmesi ve korunması için gerekli işlemleri yaptıktan sonra durma kararı verir.
Gaip sanık ve kaçak kavramı uygulamada sıklıkla karıştırılmaktadır. Kaçak hakkında devam eden soruşturma veya kovuşturmanın sonuçsuz kalması amacıyla yurt içinde saklanan veya yabancı ülkede bulunan ve bu nedenle Cumhuriyet Savcısı veya mahkeme tarafından kendisine ulaşılamayan kişiye denir. Kaçak sanık hakkında kovuşturma yapılabilir ancak daha önce sorgusu yapılmamış ise mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığı karar verilemez. Eğer kaçak sanığın sorgusu yapılmışsa hakkında mahkumiyet kararı da verilebilir.
Ceza Muhakemesinde Süreler
Gün ile belirlenen süreler, tebligatın yapıldığının ertesi günü işlemeye başlar.
Süre, hafta olarak belirlenmiş ise, tebligatın yapıldığı günün, son haftada isim itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer.
Süre, ay olarak belirlenmiş ise tebligatın yapıldığı günün, son ayda sayı itibarıyla karşılığı olan günün mesai saati bitiminde sona erer. Son bulduğu ayda sayı itibarıyla karşılığı olan gün yoksa; süre, ayın son günü mesai saati bitiminde sona erer. Son gün bir tatile rastlarsa süre, tatilin ertesi günü biter.
Adli tatile rastlayan süreler tatilin bittiği günden itibaren 3 gün uzatılmış sayılır.
Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her yıl 1 Eylülde başlamak üzere 20 Temmuzdan 31 Ağustosa kadar çalışmaya ara verirler. Soruşturma ve tutuklu işlere ilişkin kovuşturmaların ve ivedi sayılacak hususların adli tatil süresi içerisinde ne suretle görüleceği Hakimler ve Savcılar Kurulunca belirlenir. Tatil süresi içinde bölge adliye mahkemeleri ile Yargıtay yalnız tutuklu işlere ilişkin ve Meçhud Suçların Muhakeme Usulü Kanunu gereğince işlerin incelemelerini yapar.
Eski Hale Getirme Müessesi
Kusuru olmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişi, eski hale getirme isteminde bulunabilir.
Kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişi kusursuz sayılır.
Eski hâle getirme dilekçesi, engelin kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak olan mahkemeye verilir.Dilekçe sahibi, sürenin geçmesinde kusuru olmadığına ilişkin olguları, varsa belgelerini de ekleyerek açıklar. Dilekçe verildiği anda usule ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilir.
Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hâle getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir.
Eski hâle getirme isteminin kabulüne ilişkin karar kesindir; reddine ilişkin karara karşı itiraz yoluna gidilebilir. Eski hâle getirme dilekçesi, kararın yerine getirilmesini durdurmaz; ancak, mahkeme yerine getirmeyi erteleyebilir.
Av. Ahmet EKİN & Stj. Av. Tuğçe ŞEN